Hakikatin Sineması
Kitabın Yazarı: Enver Gülşen
İlk Basım Yılı: 2005
Yayınevi (TR): H Yayınları
Kategori: Sanat
Özet
Enver Gülşen’in “Hakikatin Sineması” adlı eseri, sinemanın felsefi, metafizik ve estetik boyutlarını ele alan, derinlemesine bir çözümleme sunar. Kitap, sinemanın yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda hakikate ulaşma aracı olarak nasıl değerlendirilebileceğini tartışır. Enver Gülşen, eserinde sinemayı felsefe, edebiyat ve tasavvuf gibi alanlarla ilişkilendirerek özgün bir perspektif ortaya koyar.
“Hakikatin Sineması”, sinemanın sadece bir eğlence ya da estetik deneyim değil, aynı zamanda hakikatin ifade bulduğu bir dil olduğunu savunur. Yazar, sinemanın hakikati yansıtma potansiyelini, Doğu ve Batı felsefi gelenekleri ışığında değerlendirir. Kitapta, Tarkovsky, Kieslowski gibi yönetmenlerin eserleri üzerinden, sinemanın derin metafizik ve manevi boyutları incelenir.
Enver Gülşen, sinemanın hikaye anlatımı ve görsellik yoluyla insan ruhunu etkileyen bir güce sahip olduğunu vurgular. Bu bağlamda, sinemanın insanın içsel yolculuğunu ve evrenle olan bağlantısını anlamlandırmaya nasıl katkı sunduğunu tartışır. Ayrıca, İslam sanatları ve tasavvuf düşüncesi bağlamında sinemaya farklı bir bakış açısı getirir.
Cevvela Yorumu
"Hakikatin Sineması", sinemanın sadece bir eğlence ya da estetik deneyim değil, aynı zamanda hakikatin ifade bulduğu bir dil olduğunu savunur. Yazar, sinemanın hakikati yansıtma potansiyelini, Doğu ve Batı felsefi gelenekleri ışığında değerlendirir. Kitapta, Tarkovsky, Kieslowski gibi yönetmenlerin eserleri üzerinden, sinemanın derin metafizik ve manevi boyutları incelenir. Enver Gülşen, sinemanın hikaye anlatımı ve görsellik yoluyla insan ruhunu etkileyen bir güce sahip olduğunu vurgular. Bu bağlamda, sinemanın insanın içsel yolculuğunu ve evrenle olan bağlantısını anlamlandırmaya nasıl katkı sunduğunu tartışır. Ayrıca, İslam sanatları ve tasavvuf düşüncesi bağlamında sinemaya farklı bir bakış açısı getirir.
Cevvela'dan Alıntılar
"Modern düşünce kısa yollara meftundur. Ancak kısa yolların batışa, yok oluşa ve uçuruma sürükleyeceğini anlayabilecek algı kanallarını çoktan kapatmıştır."
"Sinema, her sene bir ya da birden fazla film yapacağım türünden saplantıları olan; sanatın bir doğum ânına denk geldiğini unutup, saçma sapan prematüre, hatta sanal doğumlar icat eden; kurtlar sofrasına girmeyi reddetmek yerine o sofrada kurt olmayı tercih eden yönetmenlerin, kibirle, ortalıkta sanatçı diye dolaştığı bir ortamın işgali altında."
"Hollywood sineması, seyircinin zevklerini tek yönlü olarak "eğitecek" ve sonra da verdiği eğitimin karşılığını her kuruşuna kadar geri alacak kadar devasa bir "big brother" aynı zamanda. Bu bağlamda beni asıl ilgilendiren, seyircinin zevklerinin tek taraflı manipülasyonu yoluyla köreltilip, bu körelmenin rant aracı olarak kullanılmasıdır."
"İnsan çok derin bir varlıktır. O derinliğini anlayabilmek için çok uzağa bakmak gerekmez. Vicdana ve içine dönünce insan, uzayın derinliklerinde bulamayacağı bir derinlik bulacaktır kendi içinde."
"İnsanlık çeşitlilikten tektipleşmeye doğru hızla yol alıyor. Tüm dünya bir Los Angeles'laşma süreci ile karşı karşıyadır."